guncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
guncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Nisan 2011 Cumartesi

Japonya'da Deprem ve Yaşananlar


Japonya'da yaşanan 8.9'luk deprem sonrası büyük bir tsunami yaşandı ve bazı yerleşimler sular altında kaldı. Depreme karşı her türlü önlemi alan Japonya, bu şiddette depreme karşı da dik durabilirdi ama ülkeyi sarsan,  dev dalgalar oldu. Çok sayıda kayıp var ve bazı yerleşim yerlerinden haber alınamıyor.
Bir nükleer santralde reaktörler patlıyor ve diğer reaktörlerin patlamaması için çaba sarfeden ve reaktörleri soğutmaya çalışan, bunun için  yaşamını feda eden 50 çalışan santralden ayrılmıyor. Bir ırkı kurtarmaya çalışmak da denebilir buna.
İşte o anlardan biri bu fotoğrafta. Ağır radyasyona maruz kalan  bir çalışan...
Santralden ve alandan ayrılmıyor...
Bir kaç hafta içinde maruz kaldığı radyasyon yüzünden yaşamını yitirecek..
Ailesiyle vedalaşıyor...

31 Aralık 2010 Cuma

2010'dan 2011'e

2010'u artık geride bıraktık.

*Tekel işçilerinin 78 gün süren eylemi,
*2010 Fifa Dünya kupasını İspanya'nın Hollandayı 1-0 yenerek alması ve bu süreçte Paul isimli ahtapotun maç sonuçlarını bilmesi nedeniyle kahin ilan edilmesi,
*2010 Dünya Basketbol şampiyonasının Türkiye'de düzenlenmesi ve finalde Türkiye'nin ABD'ye kaybetmesi,
*Zonguldak'ta grizu patlaması sonucu 28 kişinin hayatını kaybetmesi ve toprak altında kalan 2 işçiye aylarca ulaşılamaması,
*Gazze'ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine İsraillilerin çıkarma yapmasıyla gemideki 9 sivilin hayatını kaybetmesi ve Tayyip'in aylarca özür beklemesi,
*Allianoi antik kentinin üstünün kumla kapatılması ve bunu önlemeye yönelik yapılan eylemlere Çevre bakanı Eroğlu'nun herkes işine baksın aslında Allianoi diye bir yer yok demesi,
*Kpss'de kopya ortaya çıkması ve eğitim sınavının tekrarı,
*12 Eylül referandumunda yüzde 57 evet ile anayasanın bazı maddelerinin değişmesine onay verilmesi,
*2010 Avrupa kültür başkentinin İstanbul olması,
*Altın Portakal ödülünü Seren Yüce'nin yönettiği Çoğunluk filminin alması,
*60. Berlin Uluslararası Film Festivali'nde Altın Ayı ödülünü Semih Kaplanoğlu'nun yönettiği Bal isimli filmin alması,
*Dünya gündemini sarsan Wikileaks belgeleri,
*Haydarpaşa yangını...

İşte bu olayların hepsini geride bıraktık.

Yeni yılın herkese güzel umutlar getirmesiyle hoşgeldin 2011.

8 Aralık 2010 Çarşamba

Avea Kırmızı Kuşak olmak (AveaMasters)




2009-2010 dönemi içinde Avea Kırmızı Kuşak (şimdiki adıyla AveaMasters) olmayı başarmış biri olarak bu programın süreci hakkında bir şeyler paylaşmanın faydalı olacağını düşündüm.


Kırmızı Kuşak, üniversitelerin 2.,3.,4. ve yüksek lisans öğrencilerine yönelik Avea'nın oluşturduğu bir program. Bu program ikiye ayrılıyor. İdeavea ve Kampavea.
Bu programa internet üzerinden başvuruyorsunuz ve hemen size bir mail gönderiliyor. Mailde online testi yapabilmeniz için sisteme giriş şifreniz yer alıyor.Bu Kırmızı Kuşak programının seçme ve eleme sürecinin ilk aşaması oluyor. Sisteme girişi yaptıktan sonra karşınıza bir test çıkıyor. Bu test 20 dakika süre verilen toplamda 60 soru bulunan bir genel yetenek testi. Öncelikle hedefiniz, bu testte sorulan tüm soruları kısıtlı zaman diliminde cevaplamak. İlk eleme bu süreçte gerçekleşiyor. Sonucu sabahın erken saatinde telefon sesiyle uyanarak öğrenmiştim. Kazandığınıza dair bir telefon alıyorsunuz ve size şu tarihte panel mülakatımız olacak uygun musunuz diyerek bir onay alıyorlar. Tabi o günü değiştirme şansınız da oluyor. Gün ve saati belirledikten sonra artık bekleme sürecine geçiyorsunuz.

Avea'nın Maçka'daki binasında panel mülakat yapılmıştı.Bu mülakat için çok da takım elbise olayına girmenize gerek yok.Rahat olmanız yeter. Ben gömlek ve kot pantolon ikilisiyle idare etmiştim durumu. Belirtilen saatte orda olduğumda benim gibi yaklaşık 20 kişi bulunuyordu. Bir süre girişte bekliyorsunuz ve sonra biri gelip sizi odaların bulunduğu kata alıyor. Orada da bir süre geçirdikten sonra isimleriniz okunuyor ve 4'erli gruplar halinde odalara dağılıyorsunuz. Odaya geçtikten sonra Avea çalışanlarından iki kişi odaya giriyor. Yanınızda oturan kişiye kendinizi anlatmanız isteniyor siz de karşılıklı olarak kendinizi yanınızdaki kişiye anlatıyorsunuz. Sonra sırayla herkes yanındaki arkadaşını anlatmaya çalışıyor. Bu arada anlatılan özelliklere bağlı olarak size sorular soruyorlar. Sonrasında arkadaşınızın anlattığı şeylere ek olarak söylemek istediğiniz şeyler var mı diye soruluyor. Bu tanışma faslından sonra sırayla herkese sorular sormaya başlıyorlar.Tabi benim sürecimde masada Avea çalışanlarına en yakın oturmam sebebiyle tüm sorular ilk bana soruldu. Bu biraz da zorlu bir süreç haline geliyor. 5 yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz, karşılaştığınız zorluklarla nasıl mücadele edersiniz, idol olarak gördüğünüz kişi ve nedeni gibi sorular soruluyor.Hatta hayatınızda biriyle hiç kavga ettiniz mi ve tokat attınız mı gibi bir soru da gelmişti. Tabi gerçekçi olmakta fayda var. Sorular bitince bir kaç sayfalık vaka veriliyor. Bize piyasada çıkış yapmak isteyen bir cips markası ve başvurduğu reklam yolları verilmişti. Herkese savunması için farklı bir yol verilmişti. Ben bu şirketin üniversitelerde bu marka adı altında konserler etkinlikler düzenlemesi yoluna gitmesi gerektiğini savunacaktım, diğer yollar televizyona internete ağırlık vermek veya sokaklarda tanıtım yapmak ve promosyon ürünler dağıtmak gibi şeylerdi. Herkes bir süre önünde yer alan kağıdı okudu şirketi tanıdı ve savunacağı reklam yolu üzerinde fikir yürüttü sonrasında ise herkes vakasını savunma yoluna gitti. Tabi kendi yolunuzu kabul ettirme gibi bir zorunluluğunuz yok. Hatta ben kendi yolumu pek beğenmeyip diğer fikirlere daha çok önem verdim. Sonunda bir yolu seçip orada sizi gözlemleyen Avea yetkililerine neden bu yolun en doğru yol olduğunu anlatcaktık. İçimizden biri gönüllü oldu. Tabi burada kendinizi ön plana çıkarma adına son raporu sizin vermeniz gerektiği gibi bir durum olmuyor. Hatta mümkünse her şeye atlayan biri olmayın. Bu sunum da bittikten sonra görüşme bitiriliyor. Sonrasında sonucu beklemeye koyuluyorsunuz.

Sonuç mail ile bildiriliyor. Kazandıysanız artık siz de bir Kırmızı Kuşaksınız. Sonra Kırmızı Kuşak günü adı altında ileriki süreçleri anlatmak ve Avea çalışanlarıyla tanışmak adına bir etkinliğe davet ediyorlar. Tabi buna katılmayabilirsiniz de. Sonra size siteye giriş yapabilmeniz için kullanıcı adı ve şifre gönderiliyor. Sisteme giriş yaptıktan sonra bilgilerinizi doldurup Kampavea ya da İdeavea seçeneklerinden birini seçiyorsunuz. Kampavea seçecekseniz eğer motivasyon mektubu türünden bir yazı gönderiyorsunuz. Bu yazıya bağlı olarak seçiminiz yapılıyor. Bu biraz zorlu bir aşama çünkü Kampavea'ya sadece 40 kişi katılabiliyor. Seçilirseniz eğer yeniden bir görüşme yapılıyor ve çeşitli etkinliklerin ve eğitimlerin yer aldığı bir kampa giriyorsunuz. Diğer seçenek İdeavea.İdeavea'da ise bir proje belirliyorsunuz ya da Kırmızı Kuşak sitesinden diğer üyelerin projelerine dahil olarak bir grup oluşturuyorsunuz. Toplamda 3 proje sunma hakkınız var. Bu süreçte de sunduğunuz projeler kabul görürse eğer artık Avea'nın atadığı yetkililerle projenizi geliştirmeye başlıyorsunuz.

Kırmızı Kuşak olma süreci işte bu şekilde ilerliyor. Herkese bol şans.


21 Mart 2010 Pazar

Sonisphere Festival 2010 İstanbul


Dünyanın en büyük organizasyonlarından biri olan Sonisphere festival 2010 da Türkiye'ye de uğrayacak. Festival 25-26-27 Haziran günlerinde İstanbul İnönü Stadyumu'nda yapılacak. Posteri görünce şok oluyorsunuz öncelikle, hani sevdiğiniz tüm grupları listeleyin deseler bu listeyi çıkaracak gibisinizdir. Bu festivalin Türkiye ayağında sahne alacak isimler Metallica'dan tutun da Slayer,Manowar, Alice in Chaince, Rammstein'e kadar uzanıyor. Uzun bir liste mevcut.Yok artık dedirtir insana.

Çeşitli bölgelerden bu festivale gelecek olanlar fazlasıyla müziğe doyacaklar. Satışa çıktığı ilk günden itibaren biletlerin çoğunun kısa sürede tükenmesi organizasyonun büyüklüğünü de gösteriyor.

Biletlerini alıp yastık altında bekletenler şimdiden gün saymaya başladı bile. Hadi o zaman biz de sayalım. Son 96 gün 20 saat 40 dakika.